genişçe

genişçe

шъомбгъогъащэ

Турецко-адыгский словарь. - Майкоп, Адыгейское книжное издательство.. . 1991.

Игры ⚽ Нужно решить контрольную?

Смотреть что такое "genişçe" в других словарях:

  • genişçe — sf. Biraz geniş Babam bu güvercinlere, gaz sandıklarından genişçe bir yuva yaptı. M. Ş. Esendal Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller genişçe konuşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • genişçe konuşmak — uzun uzun, bol bol konuşmak, söyleşmek, sohbet etmek Buluştuk, görüştük, daha da genişçe konuşmak için beni evine, akşam yemeğine götürdü. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esnemek — nsz 1) Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek Birden çenelerim gerildi. Uzun uzun esnedim. A. Haşim 2) Bir cisim bir etki ile biçim değiştirmek Kapılar esnemiş, eğrilmiş; topuzları kaybolmuş. R. H …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • korno — is., esk., İt. corno 1) Savaşlarda çağrı aracı olarak kullanılan boynuz veya fil dişi boru 2) müz. Bir ağızlık, kendi üzerine dolanmış koni biçiminde uzun bir boru ve ağzı genişçe açılan bir kulaklıktan oluşan üflemeli bakır çalgı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pençe pençe — zf. Genişçe ve sık lekeler durumunda, yer yer kırmızı bir biçimde Şişman beyefendi tombul ve beyaz elleriyle karnını tutarak gülüyor, al yanakları pençe pençe kızarıyordu. Ö. Seyfettin Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller pençe pençeye gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sele — 1. is. Sere 2. is., sp., Fr. selle Bisikletin oturulacak yeri 3. is., Ar. selle Yayvan, genişçe sepet Birleşik Sözler sele zeytini …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sofa — is., Ar. ṣuffe Evlerde oda kapılarının açıldığı genişçe yer, hol Bir sabah kalktım, sofaya muhtar önde bütün köylü yığılmış. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FECR — Tan yerinin ağarması. Şafak. Sabah vakti, güneş doğmadan evvel şarkta hâsıl olan kızıllık. * Bir şeyi genişçe ikiye ayırmak. * Günah işlemek. Fücur ve fısk işlemek. Yalan söylemek. * Tekzib eylemek. * İsyan ve muhalefet eylemek. * Haktan sapmak.… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HELVA-HANE — f. İçinde helva pişirilen genişçe ve derinliği az tencere. * Tar: Saray için her türlü tatlı yiyeceklerin yapılmasına yarayan saray mutfağının bir bölüm …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HUNİ — yun. Dar ağızlı kaplara sıvı dökmeye yarayan; ve yukarı kısmı genişçe, aşağı kısmı dar olan âlet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KENDU — f. Epey genişçe toprak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»